|
|
|
|
Datça, Muğla'nın Akdeniz
kıyısında yer alan küçük ve şirin bir kasabasıdır. Datça'ya
dağların ve şelalelerin arasından kıvrılarak uzanan bir yoldan
çam, zeytin, badem ve narenciye ağaçlarının eşsiz güzelliği
ve mis kokuları arasından geçerek varırsınız. Tüm bu güzelliklerin
yanında sizlere yol boyunca Akdeniz'in eşsiz kıyı şeridinin
huzurlu görüntüsü eşlik eder.Senenin 365 gününün 300 gününün
güneşli geçtiği, Sunsail yatlar ve guletlerin karaya bağlanıp
demir attıkları, şirin balık restoranları, alışveriş mağazaları
ve hastanenin bulunduğu bir liman kasabasıdır.Marmaris'ten 67 km.
mesafededir,
|
|
|
|
Datça doğanın
bozulmadığı, cennetten bir yer olup, stres ve üzüntüden uzak
bir yaşam isteyenler için, ideal bir yerdir. Datça dünyada
oksijeni en yüksek yerlerin içinde ikinci gelmektedir.Bu nedenle
astım ve kalp yetersizliği çeken kişiler için Datça ideal bir
yerdir. Yazın ortalama sıcaklık 35 derece olmasına rağmen
genellikle başka yörelerde 25 derecede bile hissedilen bunaltıcı
hava burada yaşanmamaktadır. Kuzeyden esen sıfır rutubetsiz rüzgârı
sayesinde çok rahat bir şekilde yaşamınızı geçirebilirsiniz,
sörf yapabilir, temiz denizde yüzebilir ve dalabilirsiniz.Datça,yüzlerce
yıldır denizle bütünleşen doğal güzelliğiyle,insanların
hayranlığını kazanan bir yerleşim birimidir.Döneminin en önemli
liman kentlerinden biri olan Knidos'un tarihi ve kültürel zenginliği
üzerine kurulu Datça üzerinde yaşayan Anadolu uygarlıklarının
vazgeçilmezlerinden biri.Dorlar, Persler, Atinalılar,Romalılar,
Germiyanoğulları ve son olarak da Osmanlı İmparatorluğu bu güzel
ilçenin tarihsel birikimine katkı sağlamış.Datça,Anadolu'nun güney
batısında,Gökova ve Hisarönü körfezleri arasında,birbirinden
güzel koy ve plajları,pırıl pırıl tertemiz denizi,köklü
tarihi,bozulmamış doğası,zengin flora ve faunası,oksijenibol,nem
oranı düşük,yılın 300 günü güneşli havası,ılık iklimi
ile Akdeniz ve Ege'nin buluştuğu bir cennettir.Tarihte,Datça Yarımadası'nın
havasının insanları iyileştirdiğine dair rivayetler olduğu
gibi günümüzde de kalp,dolaşım,sinir ve romatizma hastaları
tarafından Datça tercih edilmektedir.
|
|
|
|
Mesudiye;
|
|
Knidos yolundan sola sapınca çamlar
arasından ilerleyen üç km'lik yol Mesudiye Köyü'ne oradan da
iki km daha ilerleyince Kızıl Bük koyuna çıkılıyor.Hayıt Bükü
ve Ova Bükü gibi yaz gözdesi koylarda Mesudiye
sahilinde.Mesudiye'nin verimli toprakları tarıma çok elverişli.Mis
kokulu domatesler yetiştiriyorlar.Kayalar arsındaki bu cennet
sahilin üç ismi var. Kalebaşı, Obabükü ya da Hayıtbükü.
Badem ve zeytin ağaçlarını çevrelediği Mesudiye Köyü'nde, doğanın
ortasındasınız. Tarihi bir özelliği yok. Turistlerin dolup taştığı
bir yer de değil. Bu nedenle alabildiğine sessiz ve sakin. Hayıtbükü
keşif gezileriniz için ideal bir adres...Buraya Adatepe diyorlar.Dağ
taş yürümeye tırmanmaya meraklı olanlar sık sık bu noktaya
manzarayı izlemeye geliyorlar.
Kayaların çevrelediği yükseltiden
aşağıya doğru baktığınızda minik bir plaj teknelerin demir
attığı durgun mavi deniz, bahçe içinde küçük içinde evler görünüyor. Badem
ve zeytin ağaçları arasındaki köyden yükselen en küçük bir
gürültü yok. Maket kadar güzel koy, Muğla'nın Datça İlçesi'ne
bağlı Mesudiye Köyü sahilinde bulunuyor. Mavi yolculuğa çıkanlar
tarafından Ovabükü olarak bilinen beldenin diğer bir adı da
Kalebaşı. İnce kumlu plajı, sığ mavi denizi ovabükü'nün
tercih edilme sebeplerinden. Sığ koy özellikle çocukların yüzmesi
için güvenli ve her noktasından denize girmek mümkün. Yakında
bulunan uzun kumsal rahatlıkla ulaşabileceğiniz ova koyuna ait.
Gezip görmekten hoşlanıyorsanız Hayıtbükü yakınlarında
Palamutbükü ve Knidos antik kentleri gibi gezi alternatifleri
bulunuyor.
|
|
|